Vanga’nın kehanetleri genellikle sembolik ve şiirsel dille yazıldığı için, kesin tarih veya olaydan çok, insan doğasına dair metaforlar barındırır. Bu da onu hem mistik hem de felsefi bir figür haline getirir — tıpkı mitolojik bir kâhinin modern çağa yansıması gibi.